Malumunuz benim haftasonlarım hep koş Nilhan koş modundadır. Geçen
pazar yaptığım tembelliği bu hafta ziyadesiyle telafi ettim.
( Baştan belirteyim telefonun kablosunu evde unutmuşum :( )
Demiştim ya kızıma kostüm dikeceğim diye. C.tesi yağmur çamur demeden gidip malzemelerimi aldım. Bir de market alışverişini yaptık eşimle. Kızım akşam oldu, ama hala annemde. Her c.tesi böyle oluyor maalesef.
Aaa ben size demedim.
Avusturya'dan halamız geldi
Evde bir bayram havası
Herkesler onu çok çok özlemiş.
Pazar günü kahvaltıya davet ettik tüm sevdiklerimizi. Neyse dönelim cumartesiye. Günleri karıştırdım . Akşam annemler geldiler Elif Ece'yi getirmek yine onlara düştü. Hazır gelmişken bir de çay demledik. Yuyduruk bir pasta ( kırıntısı bile kalmadı )ve patlamış mısır eşliğinde babam dizisini izlerken, ben de malzemelerimi serdim ortaya. Eee annemi bulmuşum, bırakır mıyım? Ne de olsa on parmağında on marifet. Benim düşüncemde peluş kesilince iplik atmıyordu ben de kolayca yapacaktım yeleğimi. Ama nerdee? Makas değen her yeri dikmek gerekiyormuş. Allahtan bez serdik yere, yoksa mahvolmuştu halı. Bir yandan tül kes, bir yandan teyel yap derken annemin el atmasına rağmen , bitiremedik. Oysa bana göre çok iş yoktu, ben bir gece de oturup bitirecektim. Ne kadar hayalperestim değil mi :) Ece faktörünü de unutmamak lazım. Annemler gitti, bezi olduğu gibi toplayıp kaldırdım. Geçtim mutfağa. Ece'yi uyutmak işini babaya devrettim.
Pazar günkü kahvaltı için
Şeyma'nın bloğunda ve daha bir çok blogda rastladığım unlu böreği yapmaya giriştim. Pazar sabahına sadece pişirmesi kalacaktı. Gece 00:00 yi geçiyordu yatağa girdiğimde.
Pazar eken başladım güne. Aklımda ve listemde yapılması gerekenler, ama zaman yetiştiremeyeceksin der gibi ilerliyordu. Allahtan Hızırım yetişti, canım annem. O olmasa ne yaparım bilmiyorum. Rabbim başımızdan eksik etmesin.
Çok güzel bir kahvaltı sofrası kurduk. Börekler muhteşem oldu. Bundan sonra yapacağım tek yufka böreği tarifi budur arkadaşlar. Çıtır çıtır, milföy hamuru gibi. Annemin nefis biberli ekmekleri, humusu, muhammarası daha neler neler.Kalabalık bir sofrada harika muhabbetlerle geçti kahvaltımız.Nesrin halamız çok mutlu oldu. Aynı ekip ile dışarda kutlayacağız yılbaşını. Böyle davetlerin tek kötü yanı, yapılanların dolaba yerleştirilmesi. Boşalt, saklama kabı ayarla, dolapta yer bul..vs. Misafirler gidince Ece baya bir huysuzlandı.Pek seviyor bize birilerinin gelmesini. (anlayın ne kadar sıkıcı bir annesi olduğunu) Hemen attık kendimizi yatağa. Hoş aklımda yapılması gerekenler varken uyuyamıyorum , bu huyum anneme çekmiş sanırım. Ne yatabildim, ne de kalkabilecek gücü bulabildim. Kalktığımda savaştan çıkmış gibiydim ama hareket ettikçe açıldım, ufaktan temizlik bile yaptım.
Akşam tekrar elime alamadım kostümü. İnşallah yetişir.
Ve yılın son haftasına güzel başlamamı sağlayan süprizim ile postumu bitiriyor, herkese güzel bir hafta diliyorum. Dilerim 2012 yılınız, giden 2011 yılından daha güzel olur.
Sevgili Ailem,
yeni yılınızı kutlar, benimle birlikte nice güzel günler dilerim. ( Amin)