Yıllar sonra pazara da gittim. Hava soğuktu ve tezgahlar toplanıyordu. Buna rağmen 50 tl harcamayı başardım. Ya aksi olsaydı?
Pazar sonrası koca ile düdüklü tencere almaya gittik. Aldım ama çok cahilim bu konuda. Hafiften tırsıyorum da, çaktırmmamaya çalışıyorum.
Pilim bitmiş bir şekilde eve dönerken, "boyası sizden, boyaması bizden" diye bir afiş görüp kuaföre daldım. Çünkü koca kişisine sormuştum saçlarımı boyayabilir misin diye, "hayır" diye net cevap almıştım.
Güya kızım anneannesinde kalacaktı. Saat 20:30 de evdeydi. Ne bize gelmek istiyor, ne anneannesinde kalmak istiyor. Böyle saçmasalak bir durum. Ağladı da ağladı.
Pazar sabah 10:00 da ( yanlış okumadınız, ben bile inanamadım) telefon sesine uyandık kızımla. Baba sabahın köründe balığa gidecekti. "Haydi kahvaltıya gelin " diyordu annem. Evi bomba atılmış gibi bırakıp , atladık arabamıza ve böyle bir sofra ile karşılandık. Annem aramasaydı eminim aklıma bile gelmeyecekti kahvaltı yapmak. Ece'nin iştahsızlığı da cabası.
![]() |
| Döktürmüş sultanım |
![]() |
| Mekdus |
![]() |
| Humus |
![]() |
| Zeytin Salatası |
![]() |
| Patates Salatası |
![]() |
| Çocukluğumun özlediğim lezzeti hamur kızartması |
Bu postu yazarken kreşten aradılar. Ece iki defa istifra etmiş. Hayırdır inşallah. Zaten kışa girdik gireli bir toparlanamadı kuzum.
Hepinize böyle bereketli, huzurlu, sevdiklerinizle birlikte nice sofraların olduğu güzel haftalar dilerim.





