Biliyorum ben, çok merak ediyorsunuz siz, haftosunu n'apıyoruz diye biz ? :P
Cumartesi sabah önce güzel bir tartışıyoruz. Çünkü herkesin kendi planları vardır, yerine getirmek istemektedir ama evdeki temizlik tüm planları bozuyordur. Ev hasreti çeken koca geç saatlere kadar evine kavuşamamanın verdiği hiddetle, eser gürler. Ama kim takar.
Eve gelirken manavda gördüğüm minik acurlar beni yoldan çıkarır ve kaç gündür niyetli olduğum turşu yapımı için. Hazır annem de bizdeyken, onun eli değmeden olmaz zaten.
Mis gibi turşularımızı kurduk. Zaten bu aralar pek bir hanımlığım tutmuş durumda. Zeytin kurasım var, İçli köfte deneyesim var.Bunları yapmak istememde
Bahar'ın da etkisi var. Ama sanırım yine anneler yetişecek yardımıma. Sırf bunları yapmak için ev hanımı olasım var dedim aldım ağzımın payını, Bahar, hem çalışıyorum hem de yapıyorum deyince, tembelliğimden, bahanelerimden utandım. Neyse elde var bir. Görsellerim onun gibi değil ama önemli olan tadı di mi :D Önümüzdeki cumartesi kayınannede içli köfte partisi var sanırım :D
Turşulardan sonra üç nesil biraz yürüyüş yaptık sahilde. Bir yorgunluk çayı içtik. Sonra herkes evine doğru yol aldı.
Akşamı da, babaannelerin evinde soluğu aldık. Güzel bir akşamdı. Uzun zamandır gitmiyorduk babaannelere.
Pazar sabahı uyandığımda kahvem de , kahvaltı da hazırdı. Kocam balığa gidecek ya, ona yol yapıyor bence. Kahvaltıdan sonra bir keşkül denememiz oldu Elif Ece ile. Pijamalar üstünde, aşçı önlüğü ile şapkasını istedi.
Tarifi netten aldım ama şekeri fazla geldi. Ben beğendim ama kocam tutmadı keşkül tarifini.
Buz pateni diye tutturdu. Tamam gideriz dedikten sonra bizim cimcimenin hali. Aynanın karşısında, koltuğun üstünde kıvırıyor cadı. Gönül teyzesinin hediyesi bu etek. Sallandıkça bizimki daha bir kıvırdı.
Söylemesi ayıp bizim buraya buz pisti açıldı da. Götürelim dedik. Aaa
buz muz yok ortada. Bildiğin beyaz et doğrama tahtalarının kocamanlarını
birleştirip bir pist elde etmişler.Üstünde bir kaç çocuk kayıyor. Ama maalesef avucumuzu yaladık. Güya ilk buz pateni denememiz diye post yazacaktım, hevesimizi kursağımıza dizdiler. Yaşını sordular Ece'nin, ben de atladım hemen 4 diye. Maalesef 5 yaş öncesi alamıyoruz dediler. Oysa 6 desem bile inanırdı oradaki adam. Neyse ki Ece mızmızlık etmedi. anladı yaşının küçük olduğunu.
Sonra yine geçen haftaki mekana gittik kayınvalidemlerle çay içmeye. Mekanı onlar da çok beğendi. Biraz vakit geçirdikten sonra Ece ile yürüyerek eve döndük. Banyoydu, ödevdi derken günü bitirdik.Başladı ödev fasılları. Geçen haftaki balıkları fırına verdim. Kocam rejimde de. Aşağıdakiler de dünkü hasılat.
Neyse işte çok merak ettiğiniz haftasonumuz bunlardan ibaret.
Hepinize güzel haftalar.