Fena değildi haftasonumuz. Kayda değer bişey de yoktu
Şeyma'nın pancake leri dışında. Muhteşemdi , nefisti, harikaydı. Bayıldım, bayıldık. Çok teşekkür ederim tarif için. Ama maalesef Şeyma'nınkiler gibi
düzgün olmadı nedense :(
Bu haftadan itibaren haftada 3 yarım gün gidecez kreşe. Zaten küçük başladı, yaz geldi keyfini çıkarsın istiyorum. İstediği kadar uyusun, bahçeden çilek koparsın, ayağı toprağa bassın, havuza girsin, denize girsin...
P.tesi akşam gösterdi parmak arasındaki kabarcığı. Ben ne olduğunu anlayamadım. Sıcaktan su toplamış falan sandım. Ama salı akşamı üstümüzü değiştirirken gördüm ki aynı kabarcıklardan sırtında, göğsünde, kollarında da vardı. Ve böylelikle tanışmış olduk SU ÇİÇEĞİ ile.
Önce korktu kuzum. Hatta " bana su demeyin ben çiçeğim " diye afra tafra yaptı.
Ertesi gün dedeye gösterirken ;
Dede : Aaa sinek mi ısırmış?
Ece: Hayır, su çiçeği.
Dede: koklarım ben o çiçekleri.
Ece : Anne benim çiçeklerim niye kokmuyor ?? :)
Dolayısıyla bu hafta kreşe gidemiyoruz. Dün akşam çok fena kaşındı. Kuzum benim. Bizim doktor yıkamayın dedi. Ama arkadaşım doktor ise yıkayabilirsin dedi. Kültürümüzde banyoda kese , lif yapıldığı için doktorlar yıkamayın diyorlarmış. Bu işlem sırasında kabarcıklar patlayabilir ve içindeki sıvılar dağılıp yayılmasını ve iz bırakmasına neden olurmuş. Oysa sabunla yıkamak çocuğu çok rahatlatırmış. İkilemde kaldım. Neyseki aşımızı olmuştuk. Hafif atlatacağımızı sanıyorum.

Bu arada
Safiye Sultan serisinin
ikinci kitabı da bitti. Bu kitap daha güzeldi.
Daha bir olayların içinde hissettim kendimi. Soffia Baffo'nun, Hürrem'den geri kalır yanı yokmuş. Hatta daha da fena. II Selim, III Murad döneminde Osmanlı'nın neden gerilediği apaçık ortada. Adamlar devlet işlerinden başka herşeye ilgililer. Hele de işin içine kadınlar da girince, gözdeler de devlet işlerine burunlarını sokunca gerilememek kaçınılmaz. Herkes oğlunun sultan, kendisinin Valide Sultan olması peşinde. Bir kadın hatta kadınlar bir dönem tarihini nasıl etkileyebilir sorusuna cevaplar ve ipuçları var kitapta.Bu yolda dönen entrikalar, ihanetler, cinayetler... Kapalı kapılar ardında, ne hırslar, kıskançlıklar, acımasızlıklar yaşanmış.
Kesinlikle tavsiye ederim. Şimdi sıra
üçüncü kitapta .